Yusuf Baştuğ’dan hububat fiyatlarına tepki

Siyaset (Web Sitesi) - Web Sitesi | 02.06.2026 - 15:36, Güncelleme: 02.06.2026 - 15:36 173 kez okundu.
 

Yusuf Baştuğ’dan hububat fiyatlarına tepki

Karamanlı siyasetçi Yusuf Baştuğ, TMO’nun açıkladığı 2026 yılı hububat alım fiyatlarının üreticinin beklentilerini karşılamadığını belirterek, fiyatların yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Karamanlı siyasetçi Yusuf Baştuğ, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklanan rakamların çiftçinin beklentilerinin altında kaldığını savunan Baştuğ, üreticilerin artan maliyetler karşısında büyük bir ekonomik baskı altında bulunduğunu ifade etti. Tarım sektörünün son yıllarda ciddi zorluklarla mücadele ettiğini belirten Baştuğ, çiftçinin yalnızca ürün yetiştirmekle kalmadığını, aynı zamanda kuraklık, don olayları, hastalıklar ve yükselen girdi maliyetleriyle de mücadele etmek zorunda kaldığını söyledi. Baştuğ, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatları, ne yazık ki üreticimizin beklentilerini karşılamamış, tarım sektöründe zaten var olan endişeleri daha da artırmıştır. Bugün çiftçimizin yaşadığı hayal kırıklığı yalnızca açıklanan rakamlardan kaynaklanmamakta; yıllardır biriken maliyet yükünün, belirsizliğin ve emeğinin karşılığını alamamanın sonucunda ortaya çıkmaktadır. Çiftçi, bir yıl boyunca toprağına emek veriyor. Kuraklıkla mücadele ediyor, donla mücadele ediyor, hastalıkla mücadele ediyor, artan mazot ve gübre fiyatlarıyla mücadele ediyor. Ancak hasat zamanı geldiğinde karşısına çıkan tablo, maalesef emeğinin ve fedakârlığının karşılığı olmuyor. Üretici artık ürününü kaça satacağını değil, zararını nasıl karşılayacağını hesaplıyor. Tarım sektörünün temel sorunu, çiftçinin ürettiği ürünün değer görmemesidir. Tarlada düşük bedellerle alınan ürünler, aylar sonra çok daha yüksek fiyatlarla piyasaya sunulurken, zincirin en az kazanan halkası yine üretici olmaktadır. Alın teriyle üreten çiftçi kazanamazken, üretim sürecine sonradan dahil olan birçok kesimin daha fazla kazanç elde etmesi kabul edilebilir değildir. Bugün açıklanan fiyatlar üzerinden sorulması gereken temel soru şudur: Çiftçi üretimden para kazanamayacaksa, gelecek yıl bu toprağı kim ekecektir? Bu soru yalnızca çiftçinin değil, ülkenin geleceğinin de sorusudur. Çünkü tarım yalnızca ekonomik bir faaliyet değildir; milli güvenlik meselesidir. Kendi çiftçisini koruyamayan ülkeler, bir süre sonra kendi gıda güvenliğini de koruyamaz hale gelir. Bugün üreticiyi maliyetlerin altında ezmek, yarın tüketiciyi çok daha yüksek gıda fiyatlarıyla karşı karşıya bırakmaktır. Çiftçi desteklerle ayakta tutulacak bir kesim değildir. Çiftçi, emeğinin karşılığını aldığı sürece üretmeye devam eder. Üreticinin beklentisi lütuf değil, adalettir. Ayrıcalık değil, hakkıdır. Çiftçi sadaka istemiyor; ürettiği ürünün gerçek değerini istiyor. Tarımın geleceğini konuştuğumuz bir dönemde, üreticinin umutlarını azaltan değil, güçlendiren politikalar ortaya konulmalıdır. Çünkü umudunu kaybeden çiftçi sadece üretimden vazgeçmez; ülkenin üretim gücü de zayıflar. Bugün tarlada yaşanan memnuniyetsizlik yarının gıda krizlerinin habercisi olabilir. Açıkça ifade etmek gerekir ki; çiftçinin kaybettiği yerde Türkiye kazanamaz. Tarlada zarar eden bir üreticinin olduğu yerde güçlü bir tarım politikası varmış gibi davranılamaz. Çiftçinin yüzünün gülmediği bir ülkede sofraların bereketinden söz etmek de mümkün değildir. Bu nedenle açıklanan hububat alım fiyatlarının yeniden değerlendirilmesi, üretim maliyetleri ve makul bir refah payı dikkate alınarak güncellenmesi gerekmektedir. Çünkü çiftçiyi korumak yalnızca üreticiyi korumak değildir; milletin ekmeğini, ülkenin geleceğini ve Türkiye'nin gıda bağımsızlığını korumaktır. Unutulmamalıdır ki; toprağına küsen çiftçi, geleceğe küser. Çiftçinin umudunun tükendiği yerde ise üretim değil, ithalat büyür.  
Karamanlı siyasetçi Yusuf Baştuğ, TMO’nun açıkladığı 2026 yılı hububat alım fiyatlarının üreticinin beklentilerini karşılamadığını belirterek, fiyatların yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Karamanlı siyasetçi Yusuf Baştuğ, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklanan rakamların çiftçinin beklentilerinin altında kaldığını savunan Baştuğ, üreticilerin artan maliyetler karşısında büyük bir ekonomik baskı altında bulunduğunu ifade etti.

Tarım sektörünün son yıllarda ciddi zorluklarla mücadele ettiğini belirten Baştuğ, çiftçinin yalnızca ürün yetiştirmekle kalmadığını, aynı zamanda kuraklık, don olayları, hastalıklar ve yükselen girdi maliyetleriyle de mücadele etmek zorunda kaldığını söyledi.

Baştuğ, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatları, ne yazık ki üreticimizin beklentilerini karşılamamış, tarım sektöründe zaten var olan endişeleri daha da artırmıştır. Bugün çiftçimizin yaşadığı hayal kırıklığı yalnızca açıklanan rakamlardan kaynaklanmamakta; yıllardır biriken maliyet yükünün, belirsizliğin ve emeğinin karşılığını alamamanın sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Çiftçi, bir yıl boyunca toprağına emek veriyor. Kuraklıkla mücadele ediyor, donla mücadele ediyor, hastalıkla mücadele ediyor, artan mazot ve gübre fiyatlarıyla mücadele ediyor. Ancak hasat zamanı geldiğinde karşısına çıkan tablo, maalesef emeğinin ve fedakârlığının karşılığı olmuyor. Üretici artık ürününü kaça satacağını değil, zararını nasıl karşılayacağını hesaplıyor.

Tarım sektörünün temel sorunu, çiftçinin ürettiği ürünün değer görmemesidir. Tarlada düşük bedellerle alınan ürünler, aylar sonra çok daha yüksek fiyatlarla piyasaya sunulurken, zincirin en az kazanan halkası yine üretici olmaktadır. Alın teriyle üreten çiftçi kazanamazken, üretim sürecine sonradan dahil olan birçok kesimin daha fazla kazanç elde etmesi kabul edilebilir değildir.

Bugün açıklanan fiyatlar üzerinden sorulması gereken temel soru şudur: Çiftçi üretimden para kazanamayacaksa, gelecek yıl bu toprağı kim ekecektir?

Bu soru yalnızca çiftçinin değil, ülkenin geleceğinin de sorusudur. Çünkü tarım yalnızca ekonomik bir faaliyet değildir; milli güvenlik meselesidir. Kendi çiftçisini koruyamayan ülkeler, bir süre sonra kendi gıda güvenliğini de koruyamaz hale gelir. Bugün üreticiyi maliyetlerin altında ezmek, yarın tüketiciyi çok daha yüksek gıda fiyatlarıyla karşı karşıya bırakmaktır.

Çiftçi desteklerle ayakta tutulacak bir kesim değildir. Çiftçi, emeğinin karşılığını aldığı sürece üretmeye devam eder. Üreticinin beklentisi lütuf değil, adalettir. Ayrıcalık değil, hakkıdır. Çiftçi sadaka istemiyor; ürettiği ürünün gerçek değerini istiyor.

Tarımın geleceğini konuştuğumuz bir dönemde, üreticinin umutlarını azaltan değil, güçlendiren politikalar ortaya konulmalıdır. Çünkü umudunu kaybeden çiftçi sadece üretimden vazgeçmez; ülkenin üretim gücü de zayıflar. Bugün tarlada yaşanan memnuniyetsizlik yarının gıda krizlerinin habercisi olabilir.

Açıkça ifade etmek gerekir ki; çiftçinin kaybettiği yerde Türkiye kazanamaz. Tarlada zarar eden bir üreticinin olduğu yerde güçlü bir tarım politikası varmış gibi davranılamaz. Çiftçinin yüzünün gülmediği bir ülkede sofraların bereketinden söz etmek de mümkün değildir.

Bu nedenle açıklanan hububat alım fiyatlarının yeniden değerlendirilmesi, üretim maliyetleri ve makul bir refah payı dikkate alınarak güncellenmesi gerekmektedir. Çünkü çiftçiyi korumak yalnızca üreticiyi korumak değildir; milletin ekmeğini, ülkenin geleceğini ve Türkiye'nin gıda bağımsızlığını korumaktır.

Unutulmamalıdır ki; toprağına küsen çiftçi, geleceğe küser. Çiftçinin umudunun tükendiği yerde ise üretim değil, ithalat büyür.

 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve embhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.