Cumhuriyet Halk Partisi’nde kişisel beklentiler için değil, mücadele etmek için var olunur.

Siyaset (Web Sitesi) - Web Sitesi | 01.08.2026 - 01:07, Güncelleme: 01.08.2026 - 01:13 169 kez okundu.
 

Cumhuriyet Halk Partisi’nde kişisel beklentiler için değil, mücadele etmek için var olunur.

Zor günlerde bu partinin yanında duranlar bilir, Cumhuriyet Halk Partisi’nde kişisel beklentiler için değil, mücadele etmek için var olunur.

Zor günlerde bu partinin yanında duranlar bilir, Cumhuriyet Halk Partisi’nde kişisel beklentiler için değil, mücadele etmek için var olunur. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nde esas olan; kendimiz değil, Cumhuriyet’tir. Esas olan geçici hesaplar değil, demokrasidir. Esas olan kişisel çıkarlar değil, Türkiye’nin geleceğidir. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin yalnızca bugününe değil; 100 yılı aşan tarihine, köklü örgüt geleneğine, bedel ödeyen kadrolarına ve büyük mirasına gönül vermiş bir Cumhuriyet Halk Partiliyim. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ocağında, Gençlik Kollarımızın her kademesinde görev alarak yetiştim. Memleketimin sokaklarında ve meydanlarında mücadele ettim. Yıllar boyunca bu büyük örgütün içinde, Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olmanın onurunu ve aidiyetini taşıdım. Benim için Cumhuriyet Halk Partisi yalnızca bir siyasi parti değildir. Cumhuriyet Halk Partisi; bir tarih, bir örgüt, bir mücadele ve bir emanettir. İnancımızı da mücadele azmimizi de bu partinin köklü tarihinden, örgütlü gücünden ve halkçı çizgisinden aldık. Ve bu mücadeleyi yine burada, Cumhuriyet Halk Partisi’nin çatısı altında sürdüreceğiz. Çünkü bu parti; Kuvâ-yi Milliye ruhunun, bağımsızlık iradesinin, kurtuluşun ve kuruluşun partisidir. Bu parti; “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” diyerek millet iradesini Cumhuriyet’in temelinde yükselten, hiçbir gücü milletin iradesinin üzerinde görmeyenlerin partisidir. Bu parti; devletin ve milletin varlığını, bağımsızlığını ve vatanın bölünmez bütünlüğünü her türlü kişisel hesabın üzerinde tutan bir anlayışın mirasçısıdır. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, kişisel hesapların ve bireysel beklentilerin üzerinde; Cumhuriyet’e, demokrasiye ve Türkiye’nin geleceğine sahip çıkma mücadelesidir. İsimler değişir. Dönemler değişir. Şartlar değişir. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel sorumluluğu, örgütlü mücadelesi ve Cumhuriyet’e bağlılığı değişmez. Bu partinin arkasında Mustafa Kemal Atatürk vardır. İsmet İnönü vardır. Kuvâ-yi Milliye vardır. Sivas Kongresi vardır. Cumhuriyet vardır. Devrimler vardır. Laiklik vardır. Halkçılık vardır. Devletçilik vardır. Milliyetçilik vardır. Devrimcilik vardır. Ve bütün bunların üzerinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi vardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; “Benim iki büyük eserim var; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir.” sözünü yalnızca hatırlamak değil, bu büyük emaneti taşımanın sorumluluğuyla yaşamak gerekir. Atatürk’ün bizlere bıraktığı bu iki büyük esere sahip çıkmak, Cumhuriyet Halk Partililerin tarihsel sorumluluğudur. Benim için Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olmak bir şereftir. Bu şerefi taşımak ise yalnızca sözle değil, ömür boyu süren bir mücadeleyle mümkündür. Ben bu onuru; Gençlik Kollarımızın her kademesinde görev alarak, memleketimin sokaklarında ve meydanlarında mücadele ederek taşıdım. Bugün de aynı inançla taşıyorum. Yarın da taşıyacağım. Bizim mücadelemiz; Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı, egemenliği, laik ve demokratik yapısı, vatanın bölünmez bütünlüğü ve Atatürk’ün ilke ve devrimlerinin sonsuza kadar yaşatılması mücadelesidir. Biz, Kuvâ-yi Milliye ruhunun mirasçılarıyız. Biz, Cumhuriyet’i kuranların emanetçileriyiz. Biz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün iki büyük eserinden birine sahip çıkmanın onurunu taşıyoruz. Bu nedenle açıkça söylüyorum: Ne Cumhuriyet’ten vazgeçeriz, ne Cumhuriyet Halk Partisi’nden! Ne Atatürk’ün emanetinden vazgeçeriz, ne de onun kurduğu Cumhuriyet’in temel değerlerinden! Çünkü ASLOLAN CUMHURİYET HALK PARTİSİ’DİR! Ve biz, inancımızı da mücadele kararlılığımızı da bu büyük örgütün içinde büyütmeye devam edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olmak benim için bir şereftir. O şerefi ömür boyu taşımak ise benim için bir onurdur. Ne senden vazgeçeriz ne eserinden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Daima izinde. Daima mücadelede. Daima Cumhuriyet Halk Partisi’nde. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi!
Zor günlerde bu partinin yanında duranlar bilir, Cumhuriyet Halk Partisi’nde kişisel beklentiler için değil, mücadele etmek için var olunur.

Zor günlerde bu partinin yanında duranlar bilir, Cumhuriyet Halk Partisi’nde kişisel beklentiler için değil, mücadele etmek için var olunur.

Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nde esas olan; kendimiz değil, Cumhuriyet’tir. Esas olan geçici hesaplar değil, demokrasidir. Esas olan kişisel çıkarlar değil, Türkiye’nin geleceğidir.

Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin yalnızca bugününe değil; 100 yılı aşan tarihine, köklü örgüt geleneğine, bedel ödeyen kadrolarına ve büyük mirasına gönül vermiş bir Cumhuriyet Halk Partiliyim.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin ocağında, Gençlik Kollarımızın her kademesinde görev alarak yetiştim. Memleketimin sokaklarında ve meydanlarında mücadele ettim. Yıllar boyunca bu büyük örgütün içinde, Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olmanın onurunu ve aidiyetini taşıdım.

Benim için Cumhuriyet Halk Partisi yalnızca bir siyasi parti değildir.

Cumhuriyet Halk Partisi; bir tarih, bir örgüt, bir mücadele ve bir emanettir.

İnancımızı da mücadele azmimizi de bu partinin köklü tarihinden, örgütlü gücünden ve halkçı çizgisinden aldık.

Ve bu mücadeleyi yine burada, Cumhuriyet Halk Partisi’nin çatısı altında sürdüreceğiz.

Çünkü bu parti; Kuvâ-yi Milliye ruhunun, bağımsızlık iradesinin, kurtuluşun ve kuruluşun partisidir.
Bu parti; “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” diyerek millet iradesini Cumhuriyet’in temelinde yükselten, hiçbir gücü milletin iradesinin üzerinde görmeyenlerin partisidir.

Bu parti; devletin ve milletin varlığını, bağımsızlığını ve vatanın bölünmez bütünlüğünü her türlü kişisel hesabın üzerinde tutan bir anlayışın mirasçısıdır.

Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, kişisel hesapların ve bireysel beklentilerin üzerinde; Cumhuriyet’e, demokrasiye ve Türkiye’nin geleceğine sahip çıkma mücadelesidir.

İsimler değişir.
Dönemler değişir.
Şartlar değişir.

Ancak Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel sorumluluğu, örgütlü mücadelesi ve Cumhuriyet’e bağlılığı değişmez.

Bu partinin arkasında Mustafa Kemal Atatürk vardır. İsmet İnönü vardır. Kuvâ-yi Milliye vardır. Sivas Kongresi vardır. Cumhuriyet vardır. Devrimler vardır. Laiklik vardır. Halkçılık vardır. Devletçilik vardır. Milliyetçilik vardır. Devrimcilik vardır.

Ve bütün bunların üzerinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi vardır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; “Benim iki büyük eserim var; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir.” sözünü yalnızca hatırlamak değil, bu büyük emaneti taşımanın sorumluluğuyla yaşamak gerekir.

Atatürk’ün bizlere bıraktığı bu iki büyük esere sahip çıkmak, Cumhuriyet Halk Partililerin tarihsel sorumluluğudur.

Benim için Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olmak bir şereftir.

Bu şerefi taşımak ise yalnızca sözle değil, ömür boyu süren bir mücadeleyle mümkündür.

Ben bu onuru; Gençlik Kollarımızın her kademesinde görev alarak, memleketimin sokaklarında ve meydanlarında mücadele ederek taşıdım.

Bugün de aynı inançla taşıyorum.
Yarın da taşıyacağım.

Bizim mücadelemiz; Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı, egemenliği, laik ve demokratik yapısı, vatanın bölünmez bütünlüğü ve Atatürk’ün ilke ve devrimlerinin sonsuza kadar yaşatılması mücadelesidir.

Biz, Kuvâ-yi Milliye ruhunun mirasçılarıyız.
Biz, Cumhuriyet’i kuranların emanetçileriyiz.
Biz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün iki büyük eserinden birine sahip çıkmanın onurunu taşıyoruz.

Bu nedenle açıkça söylüyorum:
Ne Cumhuriyet’ten vazgeçeriz, ne Cumhuriyet Halk Partisi’nden!

Ne Atatürk’ün emanetinden vazgeçeriz, ne de onun kurduğu Cumhuriyet’in temel değerlerinden!

Çünkü ASLOLAN CUMHURİYET HALK PARTİSİ’DİR!

Ve biz, inancımızı da mücadele kararlılığımızı da bu büyük örgütün içinde büyütmeye devam edeceğiz.

Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olmak benim için bir şereftir.

O şerefi ömür boyu taşımak ise benim için bir onurdur.
Ne senden vazgeçeriz ne eserinden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

Daima izinde.
Daima mücadelede.
Daima Cumhuriyet Halk Partisi’nde.
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!
Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi!

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve embhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.